*…:::MÜJDELER:::…*

DSCF3846

Yüceler yücesi Rabbimin Rahman ve Rahim isimleri ile başlarım.

Abdullah ibn.Abbas (r.a) Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’den naklediyor:

Kur-an’da en büyük ayet, Bakara suresi 255. ayettir.

Hayır ve şerri en güzel anlatan ayet, Nahl suresi 90.ayettir.

Müslümanları en çok sevindiren ayet, Zumer suresi 53. ayettir.

Allah’a güveni en güzel ortaya koyan ayet, Talak suresinin 2. ayetinin sonu ile 3. ayetidir.

Arzu ederseniz bu güzel bilgileri bir de kaynağından,yani hediyemden dinleyin.

                                H  E  D  İ  Y  E  M  D  İ  R                                             

YARIN ÖLECEĞİZ!!!

1hafta1ayet_com_0102_1024_768

Rabbimin adıyla başlarım.Yazının başlığını okuyanlar bu da ne demek diye düşünebilirler.Burada ki yarın, yakın anlamındadır.Çünkü her uzak yakındır.Hadis-i şerif olarak bildiğimiz ,ancak hadis-i şerif olmayan belki bir sahabi sözü olan güzel bir sözden bahsetmek istiyorum.”Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya,yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış .”

Saffet Bakırcı hocamız bu söze bir sohbetinde çok güzel bir açıklama getirerek ,çok manalı ve doğru bir söz olduğunu şöyle açıklamıştı:

“Yapacağın bir iş eğer dünyalık bir işse,mesela evinizi badana yapmak,yeni bir eşya veya kıyafet almak,cam silmek ,perdeleri yıkamak,ütü yapmak vs…Hemen veya bugün yapamadım diye sıkıntı yapma,nasıl olsa hiç ölmeyeceksin ,bugün,yarın veya herhangi başka bir gün yaparsın ölmeyeceğine göre birgün yapılır sıkıntı etmeye gerek yok.

Ancak yapacağın iş sana farz olan bir işse ,mesela namaz vakti girdi,hemen namazını kıl çünkü yarın öleceksin,ramazan geldi orucunu tut yarın öleceksin ,daha sonra yapamazsın,üzerine zekat farz oldu hemen ver yarın öleceksin,sonra veremezsin,üzerine hac farz oldu hemen gitmeye gayret et yarın öleceksin sonraya bırakma,günahlarına bir daha geri dönmemek üzere tevbe et,örtünmek sana farz daha sonra örtünürüm deme sonra yapamayabilirsin çünkü yarın öleceksin Rabbine hesap vereceksin”

Bu tavsiyelere uyarsak hem hayat bizim için daha kolay,hem de ebedi hayatımız, ahiretimiz de inşaallah bizim için  ebedi mutluluk olur.

Rabbim bizleri dünya ve ahiret dengesini gözetip,razı olacağı bir hayat yaşayanlardan eylesin(amin).

                       H E D İ Y E M D İ R                                

                      

DAMLA SAKIZLI TAVUKSUZ :) BİSKÜVİLİ TAVUK GÖĞSÜ

DSCF3756

Rabbimin selamı bütün mü’min kardeşlerimin üzerine olsun.Sıcak yaz günlerinde serin bir tat olan bu pratik ve lezzetli tatlıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.Rabbimize yarattığı şeylerin zerrelerince şükürler olsun,verdiği nimetler ne kadar çok ve sınırsız!ne kadar şükretsek azdır.Yüceler yücesi Rabbim bizleri seni sevenlerden,senin de kendisini sevip sevdiklerin arasında andığın güzel ve razı olduğun kullarından eyle bizi(amin).

MALZEMELER:

2 su bardağı un

2,5 litre süt

2-3 adet resimde görülen damla sakızı aromalı sakız

1,5-2 su bardağı toz şeker

100 gr.kahvaltılık tereyağı

isteğe göre kakaolu,sade petibör bisküvi

YAPILIŞI:

Çelik tencerede un yağ konulmadan 5 dak. kadar kavrulur.Soğutulduktan sonra süt ilave edilir,çırpma teli ile iyice çırpılır,ocağın üstüne konulur kaynayıncaya kadar karıştırılarak pişirilir.5-10 dak.kaynatıldıktan sonra içine sakızlar,şeker ve tereyağı ilave edilip mikserle iyice çırpılır,tatlıyı koyacağımız cam bir kabı ıslatıp suyunu süzdükten sonra tatlıdan tepsinin dibini kaplayacak kadar dökülür.Üzerine bir kakaolu ,bir sade olmak üzere bisküviler dizilir üstlerine yine tatlı dökülür bu işlem tatlı bitinceye kadar yapılır en üste tatlı dökülerek işlem tamamlanır.3-4 saat buzdolabında bekletilip ıslatılmış bıçakla kesilir ve servis yapılır,afiyet olsun

Bisküvi konulmadan sade olarak ta yapılabilir.

Not:Bu tarifimi 42. PDÇS etkinliği sahibesi olan arkadaşım tarifdünyası arkadaşıma gönderiyorum.

DSCF3748

Yemek için değil ,yaşamak için yiyiyoruz,bu bilinçle hayatımızı devam ettirip Ahiret yolculuğumuzu unutmadan bol bol hayırlı azık hazırlamalıyız.Bu hazırlığımıza katkıda bulunmak için sizlere ikramım olan hediyemi buyrun:

                                   

                                         HEDİYEMDİR                                                                                        

                                             

YUVARLAK ŞAL

DSCF3473

Kız meslek lisesi son sınıfta okurken el sanatları dersinde ördüğüm bu farklı ve çok emek isteyen şal modelini sizlerle paylaşmak istiyorum,şimdilerde böyle işlere hiç zamanım olmuyor,ayrıca şal kullanma kültürümde pek yok,zavallı şal sandıkta yıllardır beklemekten sararmış ,krem rengini almış ,ama güzelliğinden bir şey kaybetmemiş :)

Böyle elişlerinin yapılmasına karşı değilim,yıllar önce yapmış birisi olarak…Ancak bu işler hayatımızda ön sıraları almamalı,yapmamız gereken farz olan ,Rabbimizin bizden istediği namaz başta olmak üzere ibadetlerimizi  ihmal etmemeliyiz.Ayrıca hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama şöyle bir kendimizi yoklayalım,ilmihal bilgilerimiz ne seviyede?Temizlik,abdest,gusül,namaz,oruç,zekat gibi ifa ettiğimiz vazifelerimizi yaparken ,bu ibadetlerde yerine getirdiğimiz rükünlerin hangileri farz,hangileri ,vacip,hangileri sünnet ,hangileri mekruh?Bu kavramlar hakkında ki bilgilerimiz ne düzeyde?İbadetlerimizi eda ederken yaptığımızın bilincinde olmak ibadetlerimizi daha kaliteli bir hale getirir,dolayısıyla Rabbimizin razı olması da daha büyük bir ihtimaldir eğer riya yoksa!

Hiç düşünüp araştırdık mı abdest,namaz,oruç ve diğer farzlar yüce kitabımız Kur-an’ı Kerimde hangi surede hangi ayetlerle farz kılınmış?

Namazın farziyeti ile ilgili ayeti sizlerle paylaşayım,diğerlerini de hep beraber araştıralım inşaallah.

Bu ayet-i kerime Nisa suresi’nde bulunuyor,103.ayet

103.

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

NİSA SURESİ

Şalın diğer resimlerini de ,örmek isteyenler için aşağıda veriyorum.

Üstte ki resim önden görünüş,altta ki arkadan görünüşü…

DSCF3483

DSCF3467

Altta şalımızın açılmış, bütün görünüşü,

DSCF3457

DSCF3462

Üstte ki resimde şalın tersinden de görünüşü,altta ki iki resimde ise yakından, ön ve arkadan modelin görünüşü…

DSCF3459

DSCF3463

ANTEP KURABİYESİ(KAHKE)

dscf3342

Rabbimin adıyla başlarım…

Sizlerle arasıra yaptığım ve çok keyifle yediğim bir tarifi paylaşmak istiyorum.Kahkenin asıl ustası Antepli hanımlardır,benim yaptığım onların ki gibi olur mu bilmem,ancak benzediğini düşünüyorum.Denemek isteyenler çok sevgili arkadaşlarım lavantin ve cahide‘nin kahke tariflerine de bakabilirler,ne demiş atalarımız ,her yiğidin bir yoğurt yeyişi vardır benimki de o hesap :)

MALZEMELER:

yaklaşık birer çay bardağı rondoda çekilmiş susam,çörekotu,rezene

1 çay bardağı dut pekmezi

1 çay bardağı zeytinyağı,2 kaşık tereyağı

1 su bardağı toz şeker

1 çay bardağı yoğurt

2 yumurta,birisinin sarısı 1 tatlı kaşığı yoğurtla karıştırılıp üzerlerine sürülecek

kurabiye kıvamından biraz daha sert olacak şekilde kepeği alınmamış un

1 paket kabartma tozu

YAPILIŞI:

Bütün malzemeler karıştırılıp kahke hamuru hazırlanır.

dscf3336

Hamurdan parçalar alınır ve istenilen şekiller verilerek tepsiye dizilir,üzerlerine yumurta ve yoğurt karışımı sürülür,susam serpilir.

dscf3341

Orta ısıda ki fırında pişirilir,kahkeler fırında bekletilerek kurumaları sağlanır,bildiğimiz kurabiyeler gibi değil daha kuru olmaları sağlanır.

dscf33803

Aşağıda da kahkeye o güzel ve farklı tadı veren susam,çörekotu ve rezene üçlüsü…

Bu tarifimi 42.porselen demlik çay saati etkinliğinin ev sahibesi tarifdünyası‘na gönderiyorum.

dscf3315

Son söz olarak ta sizlere ikram etmek istediğim yeni HEDİYEM ruh dünyamız için buyrun.

VİŞNE SÜRPRİZLİ TOP KEK

dscf2938

Çocukların çok sevdiği,kağıtta kek tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum,bilirsiniz çocuklar ambalajlı yiyecekleri daha çok severler,keza büyükler de öyle…Mesela ilköğretim 2.sınıfta ki oğlum tepside kek yaptığımda fazla yemez,ama kağıtta top keki çok severek yer,ben de sık sık farklı çeşnilerle bu keki yaparım.

Çok ilginç bir tevafuk oldu,2. sınıfta ki oğlum İbrahim’inde bugün doğumgünü , bu tarifi yayınladıktan sonra aklıma geldi,O’nun doğum gününde O’nun sevdiği bir tarifi hiç farketmeden yayınlamışım :) Rabbim evlatlarımıza ve bizlere ,birlikte geçireceğimiz sağlıklı ,hayırlı ömürler versin,razı olduğu salih kullarından eylesin(amin).

MALZEMELER:

2 adet yumurta

1,5 çay bardağı toz şeker

2 çay bardağı süt

1 yemek kaşığı kakao

1 limon kabuğu rendesi

1/2 çay bardağı sıvıyağ

yaklaşık 2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

her kek için 1-2 adet vişne reçeli tanesi

üzeri için damla çikolata

14-15 adet kağıt kek kalıbı

YAPILIŞI:

Şeker ve yumurta iyice çırpılır,vişneler,çikolatalar ve kakao hariç diğer malzemeler bu karışıma ilave edilir.Kek kalıpları top kek kalıbının içindeki çukurlara veya direkt olarak tepsiye yerleştirilir,direkt tepsiye yerleştirilecekse 2 kat olarak yerleştirilir,eğilmemeleri için…Hazırlanan karışımdan kalıpların yaklaşık yarısına kadar kaşıkla yerleştirilir.Karışımın 1/4 ‘ü ayrılır buna kakao ilave edilir,karıştırılır.Kakaolu karışımdan her kek kalıbında ki kakaosuz karışımın ortasına 1 ‘er kaşık konulur,1-2 adet vişne taneside ilave edilir,üstlerine damla  çikolata serpilir,orta ısıdaki fırında pişirilir.

NOT:Bu tarifimi 41. Porselen demlik çay saati etkinliğinin ev sahibesi yemekelişleri‘ne gönderiyorum.

 

                    SİZE HEDİYEMDİR .

SEBZELİ,YOĞURTLU MAKARNA

 

dscf3403

Yazın sık yaptığım,pratik ve çok lezzetli,bizim evde çok severek yenilen bir yemektir.İçinde kızartma olmasına rağmen haşlanmış makarna ve yoğurt bu yemeğin hafif bir yemek olmasını sağlıyor.

MALZEMELER:

Eşit miktarda kabak,patlıcan,patates,biber

Arzu edilen miktarda makarna

Sarmısaklı yoğurt

YAPILIŞI:

Patlıcanlar yıkanıp alacalı soyulur,acı ise doğrandıktan sonra tuz serpilip yarım saat kadar bekletilir,yıkanıp kurutulur.Biber hariç diğer sebzeler küp küp doğranıp kızartılır.Biberler iki parçaya ayrılıp kızartılır(evde biber olmadığı için ben kullanmadım)Makarna haşlanır,kızarmış sebzeler ve makarna karıştırılır,üzerine sarmısaklı yoğurt dökülür ,yemeğimiz servise hazırdır,afiyet olsun.

Rabbim cümlemize helal yeyip içmeyi nasib etsin(amin).

HUMUS VE MİM

dscf3033

Rabbimin adıyla,O’nun selamı ve bereketi bütün mü’minlerin üzerine olsun.Yine sizlerle çok kolay ve bana göre çok lezzetli bir tarifi paylaşmak istiyorum.Humusla ilk tanışmam Kahire’de olmuştu.Suriyelilerin döner yaptığı bir dönerciye ara sıra takılırdık,gerçekten dönerleri çok lezzetliydi,dönerin içine humusta koyuyorlardı,çok lezzet alarak yiyorduk.

Yanlış hatırlamıyorsam daha sonra eşimin tarifiyle humus yaptım veya araştırdım,evde haşlanmış nohut varsa sık yaptığım bir aparatif yemektir.Et yemeklerinin,kahvaltının ve istediğiniz,yakıştırdığınız her yemeğin yanında,hiç bir yemek yoksa ekmek batırıp tek başına yenilebilecek bir yemek…

dscf3009

MALZEMELER:

1 su bardağı iyi haşlanmış nohut,

1/2 su bardağı tahin

1 çay  kaşığı kimyon

az bir miktar zeytinyağı(koymasanızda olur),toz kırmızı biber,tuz,1 çay bardağı su

YAPILIŞI:

Malzemelerin hepsi parçalayıcının içine konulup iyice çekilir.Bu malzeme ile bir kase humus çıkıyor,bir seferde tüketilecek şekilde yapılırsa daha iyi olur,buz dolabında dayanma süresi 2-3 gün çünkü nohutun mayalanma özelliğinden dolayı çabuk bozulan bir gıda…Afiyet olsun.

Sevgili kardeşim yosunbuka beni mimlemişti,birkaç cümle ile kendisini cevaplıyayım,ilgisinden dolayı da kendisine çok teşekkür ediyorum.

Aslında söyleyecek pek bir şey bulamıyorum,az çok sayfamı ziyaret edenler benimle ilgili bir fikir sahibi olmuştur.Çünkü ben ziyaret ettiğim arkadaşların sayfalarından onlar hakkında az çok bir fikir sahibi oluyorum,sanal alemde bile insanların karakterleri kendisini hissetttiriyor.Haksızlığa ,ve yanlışlara dayanamayan bir insanım ,gördüğüm bir yanlışı elimden geldiğince düzeltme gayretinde olurum,burada yanlıştan kastetdiğim ilk şey Rabbimin rızasına ters olan her şey.İnsanları olduğu gibi kabul ederim,ancak bir yanlış durum varsa onu kırmadan ikaz ederim.İnsanların karakterleri değişmez,doğuştandır,ancak hoşa gitmeyen,Rabbimizin rızasına ters hareket ve söylemlerimizi değiştirmek,istenirse mümkün…

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

281.
“Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah’a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır. “

286.
“Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”  Bakara suresi

dscf3044


 

 

EVDE BİBER MUTLULUĞU

dscf3244

Rabbimin adıyla başlarım.Sizleri biberimle tanıştırmak istiyorum.Mutlu olmak için büyük hedeflerim yoktur,şu gördüğünüz güzel manzara beni çok mutlu eden şeylerden birisidir.Bu biberi geçen güz çekirdekten diktik.Diktikten 2-3 ay sonra biber vermeye başlıyor.Kışın evde kalıyor,pencere önünde,havalar ısınınca balkona alıyoruz.Eğer böyle en az 5 kök biberiniz varsa bibersiz kalmazsınız.Ben acı sevdiğim için acı dikiyorum.Her yemeğin yanında ,varsa böyle taze sivri biber yemeyi çok seviyorum.Taze biberde bol miktarda kalsiyum ve c vitamini olduğunu biliyorum,ayrıca çekirdeğinde ,özellikle ameliyat sonrası ağrıları dindirmeye yardımcı bir madde olduğunu okumuştum.

Biber çekirdeklerini köyde annemle babamın yetiştirdiği biberlerden almıştım.Çekirdekler önce 8-10 tane kadar aralıklı olarak resimdeki gibi bir kaba veya saksıya dikilir,en fazla 1 cm derinliğe…Üzerlerine  biraz su serpilir,2-3 günde bir sulanır ve sıcak bir yerde bekletilir,kış ise evin içinde güneş alan bir yerinde.Biberler çıkıp ,boyları 5-10 cm olunca resimde gürdüğünüz kab kadarsa en fazla iki kök olacak şekilde başka saksılara ayrılır.Çiçek açtıktan sonra ne çok güneşli ,ne de güneşsiz ikisinin ortası bir yerde bekletilir.Çiçekler bibere dönüşünceye kadar sulanmaz.Toprağınız çiçek toprağı olursa ,yani gübreli toprak olursa verimi daha iyi olur.

Yazın balkonda biberlerimi görünce biraz olsun kendimi bir bahçede hissetmeme sebep oluyor.Bu manzara bana huzur veriyor,hepinize denemenizi tavsiye ederim.

                           

KETE

dscf3092

Bizim çocukların belki en sevdikleri tatlardan birisidir kete…Evde malzeme olursa ve küçük oğlum da uyuyorsa veya evde kendisi ile ilgilenecek birisi varsa keyifle yaptığım bir hamur işidir.Zaten insan sağlıklı ise,Rabbinden başka kimseye muhtaç değilse,iman gibi bir zenginliğe sahipse,Rabbinin rızasından başka, ne isteyebilir ki?

Rabbim bizlere kendisini hakkıyla tanıyıp,razı olduğu , salih ameller işleyen kullarından eylesin,Rabbini unuttuğu için ,Rabbinin de kendisini unuttuğu kullardan eylemesin(amin).Tabii Rabbimizin unutması demek ,o insanı,kendi haline bırakması demek.Yoksa Rabbimiz , hepimizin de bildiği gibi noksan sıfatlardan münezzehtir.

Şimdi de keteyi nasıl yaptığımı anlatayım.

Ketenin hamuru , bildiğimiz yaş maya ile yapılan poğaça hamuru gibi hazırlanır.Poğaça hamurunun nasıl hazırlandığını yeniden hatırlamak isteyenler buraya bakabilirler.

YAPILIŞI:

Hamur mayalanıp kabarınca yumruk büyüklüğünde veya ne kadar isterseniz o büyüklükte hamurdan parçalar alınır,düz bir zemin üzerinde merdaneyle bir cm kalınlığında açılır.üzerine bir kaç kaşık tahin sürülür.Toz şeker serpilir.Daha sonra hamur bir  kenarından katlanarak rulo yapılır.Bu rulo bir ucundan diğer ucuna doğru sarılarak salyangoz  şeklinde sarılır .Dışarıda kalan ucu hamurun altına konulur.5-10 dak bekletilir.Eğer zamanınız yoksa bekletmeseniz de olur.Hamur yeniden ilk baştaki gibi açılır ,bu sefer tahin ve şekerden sonra dövülmüş ceviz de serpilir.Yeniden bir önceki sarma işlemleri yapılır.Hamur istenilen büyüklükte açılır,tepsiye konulur,üzerine yumurta saısıyla karıştırılmış yoğurt sürülür,susam serpilip fırında altı ve üstü kızartılır.Ben hamurları daha büyük alıp fırın tepsisinin hepsini kaplayacak şekilde bir tepsilik keteler yapıyorum,sonra keserek veya elde bölerek servis yapıyorum.

NOT:Bu tarifi 40.PDÇSE’nin ev sahibi Necla’ya gönderiyorum.