BULGURLU KÖFTE (KAYNANAMIN KÖFTESİ)

Yüceler yücesi Rabbimin er-Rezzak ismiyle başlarım…

Kaynanamdan öğrendiğim,bir köfteyi yapım aşamaları ile sizlerle paylaşmak istiyorum.Kaynana kelimesini kullanmayı tercih ediyorum,her nedense kayınvalide kelimesi bana biraz yapmacık geliyor.Kaynana denilince de  nedense hep kötü bir çağrışım yapıyor,ancak ben böyle düşünmüyorum,kaynanam benim ikinci annem,oğluyla bir hayatı paylaştığınız insan bence annemizden sonra ikinci annemiz olmalıdır.Pek çok sevdiği,canından bir parça olan evladını sizinle paylaşıyorsa anneniz olmayı da hakediyordur bence…

Eşim Malatyalı,bu köfte orada çok bilinen analı kızlının hamuru ile hazırlanır,içli köftesinin içinde soğan olduğu için analı kızlının hamurunda  bu köfteden farklı olarak soğan kullanmazlar.

Annem etsizini yapardı,evlendikten sonra kaynanamdan bu köftenin yapılışını gördüm,eşim çok sevdiği için nasıl yapıldığını öğrendim.İstisnanız bu köfteyi kim yediyse çok beğendi.Belki biraz abarttım :) ailemiz dışında yiyenleri kastediyorum,bizim evde büyük oğlumun pek arası yoktur :(

Lafı biraz fazla uzattım,dilerseniz köftemizin yapılışına geçelim.

 MALZEMELER:

Eşit miktarda, az yağlı veya yağsız kıyma ve orta bulgur bir adet orta boy rendelenmiş kuru soğan,

Tuz, karabiber, bulguru biraz yumuşatıp, malzemeleri birbirine tutturacak kadar soğuk su,

1 yumurta.

YAPILIŞI:

Malzemeler yumurta hariç yoğurma kabına alınır,azar azar soğuk su ilave edilerek yoğrulur,sonra içine bir yumurta kırılır,

elle şekil verilecek hale gelinceye kadar yoğurmaya devam edilir rahatça şekil verilecek kıvama gelince yuvarlak köfteler yapılır.

Tencereye köfteleri haşlayacak kadar su konulur, kaynayınca tuz atılır ve köfteler yavaş yavaş suya bırakılır. 5-6 dk. kaynatılır.

Suyu süzülür. Köftenin suyu dökülmez. Et suyu olarak çorbalarda kullanılabilir. Diğer tarafta 4-5 adet yumurta bir kase içine kırılır. Biraz çırpılıp yumurtalar birbirleriyle karıştırılır. Fazla çırpılmaz çünkü; fazla çırpılan yumurtalar sulanır, köftelerin üzerinde durmaz. Köfteler yumurtanın üstüne konulup yumurtaya bulanır.

Yumurtaya bulanan köfteler çatal yardımıyla tavadaki kızgın yağa bırakılır. Bir kaç saniye sonra köfteler çevrilir. Eğer köfteler birkaç saniye içinde çevrilmezse üstte kalan yumurta akar.

Çevrilen tarafı kızardıktan sonra yeniden çevrilir,diğer tarafı da kızartılır.

Her iki tarafı da kızaran köfteler sıcak olarak servis yapılır.

 Köfteler bu şekilde kızartılarak yenildiği gibi haşlanmış haliyle de yenilebilir. Bu şekilde de çok lezzetli ve hafif olur. 

                       

AVŞAR’IN KIRIK BACAĞI DOLAYISIYLA…

Çoklarının imrendiği,aslında boşa geçirilen bir ömür sermayesi bu hayatlar…

Şimdi Hülya Hanım(!) bir müddet spor yapamayacak ,belki kilo alacak, bu yüzden fiziği bozulacak ne yazık!

 Kendisini hep insanlara güzel gösterme gayreti,yetmiş yaşına da gelse yüzünün,vücudunun hiç sarkmamış olduğunu gösterme gayreti!Her daim makyajlı olmaya dikkat etmek.Hep zayıf kalma çabası!Ne zor,ne stresli ve Ahiret azığında hiçbir değer ifade etmeyen gayretler.

Yüzyıl da yaşasa sonunda toprağa karışıp çürüyecek bir vücut için gösterilen bunca özen… Yazık !

Rabbinin razı olduğu bir hayat yaşayan insan zaten cennette en güzel vücut şekliyle ,ebedi bir hayat yaşayacak.

Bilmiyorlar ki en özgür insan Rabbini bilip ,Rabbinin emirlerine uygun bir hayat yaşayan ve sadece kendisini Rabbine beğendirmeye çalışan mü’min insandır.

Mü’min bilir ki Rabbi kendisinden razı olursa, insanlar da razı olur ve onu beğenirler. Yine mü’min bilir ki Rabbi onun ne ırkına,ne güzelliğine,ne de zenginliğine bakar,iman edip,imanının gereğini yapmışsa Rabbi katında üstün odur.O Rab,öyle merhametlidir ki güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize yüklemez,bize namazı emreder,namaz öyle bir ibadettir ki,içinde ki hareketler bize spor olarak yeterlidir,ama mü’min namazı spor için değil sadece Rabbini razı etmek için kılar.Namaz kılarken zorlanmaz,hiçbir yerini de kırmaz.

Mü’min Peygamberimiz Hz.Muhammed(S.A.V)’in tavsiyesine uyarsa,  yemek yerken doymadan kalkar,acıkmadan yemezse, şişman olmaz.(herhangi bir hastalık durumu hariç).

 Rabbim hepimizi islah etsin,katında sevilenlerden,razı olduğu kullarından eylesin(amin).

Rabbimiz buyuruyor:

“İnsanlar bir tek ümmetti.Allah müjdeleyici ve korkutucular olarak peygamberleri gönderdi.”

                                                      Bakara suresi 213.ayet

“Ama onların ardından namazı terkeden,şehvetlerine uyan bir nesil geldi.Bundan dolayı onlar cezalarını göreceklerdir.”

                                                  Meryem suresi 59.ayet                                     

FIRIN POŞETİNDE ÇUPRA

 

 Rabbimin Cemil ismi ile başlarım…

Verdiği nimetlere hamdolsun.Çeşit çeşit nimetler içinde hangisini yiyeceğimizi şaşırıyoruz,Rabbim bizleri ,yokluk içindeki kardeşlerini unutmayıp,onlar içinde elinden gelen yardımı yapanlardan,hiç bir şey yapamıyorsa kardeşlerini dualarında unutmayanlardan eylesin(amin).

Balık evimizde sık pişen yemeklerden değildir,her yerden balık almayız,eşim balığı,tazeliğine güvendiği için Ulus pazarından almayı tercih eder,tabii her zaman Ulusa gitme imkanı olmadığı için balık ta evimize diğer yemekler kadar fazla girmez.

 Tarifimiz özellikle buğulama sevenler için güzel bir tercih.

Sözü fazla uzatmadan güzel bir sözle çupranın tarifine geçeyim:

*Vücudun rahatı az yemekte; rûhun rahatı az günahtadır.* İmâm-ı Gâzâli (Rahmetullahi aleyh)

MALZEMELER:

4 adet çupra balığı

10-15 dal doğranmış maydanoz

1 adet orta boy ,soyulup ,iri doğranmış patates

1 adet söğüş doğranmış kuru soğan

küp şeklinde doğranmış yarım limon,

2 yemek kaşığı zeytinyağı

Tuz,karabiber,kırmızı pulbiber

YAPILIŞI:

Temizlenip yıkanmış balıklar ve diğer malzemeler harmanlanır, her fırın poşetine 2 adet balık ve diğer malzemelerden eşit olarak yerleştirilir.Poşetlerin ağızları kapatılıp,üstlerinden birkaç yerinden kürdanla delinir,200 derece fırında 35-40 dak.pişirilir,fırından alınıp, poşetlerinden çıkarılır.Servis yapılacak tabağa alınır ,servis yapılır.Afiyet olsun…

 

BİLEN VARSA LÜTFEN SÖYLESİN!!!

Yüce Rabbimin el-Fettah ismiyle başlarım…

İnternetimiz on gün önce bağlandı,ancak on gün zarfında halledemediğimiz bir problemimiz var.Blogspotta ki blogların yorum sayfalarına giremiyorum,on gün içinde sadece bu problem iki-üç saat kayboldu,yazabildiğim yorumlarda bu iki-üç saat içinde yazabildiklerim…

Problemin hallolması için neredeyse her yolu denedik,ancak değişen hiç bir şey olmadı,blogspotların yorum sayfalarına tıkladığımda ya bomboş bir sayfa açılıyor,ya da yukarıda ki yazı çıkıyor.

Sitelerin veya wordpress’teki blogların yorum sayfalarına rahatlıkla girebiliyorum,problemimiz bloger’la…

Bu güne kadar böyle bir problem yaşayan veya duyan varmı?Nasıl halledebiliriz?Bana önereceğiniz bir yöntem varmı?Yardımcı olursanız minnettar kalırım.

                           

KÜÇÜLMÜŞ VE ESKİMİŞ ÇORAPLARIN YENİLENMESİ

        Yüceler yücesi,Cemil olan Rabbimin adıyla başlarım…

Sayfamda hayata dair bir çok  konuya yer vermeye çalışıyorum.Hayatımız sadece yemekten ibaret değil… Kız meslek lisesi giyim bölümü mezunu olmama rağmen pek kıyafet dikmeye zamanım olmuyor; ancak evde ufak tefek tamiratlar için dikiş makinasının başına oturuyorum,büyüklerin pjamalarından küçüklere pjama dikmek,eskiyen veya yırtılan pantolon dizlerini onarmak,sökük dikmek benim dikiş konularım :) Bazen de böyle eskiyen çorapları onarmak için otururum makina başına.

Atıl durumda kalan bir kıyafeti değerlendirmek bana mutluluk verir,bu,çorap bile olsa…

Aşağıdaki  iki çift çorabın sol taraftaki yeşil ve çizgili olanı küçülmüş ve aynı zamanda konçları çok geniş olduğu için ayakta durmuyor düşüyor.Sağdakinin ise altları eridiği için incelmiş ama konçları sıkı ve yıpranmamış ,bu iki çift çorabın bir çift çoraba dönüştürülüp kullanılabilir yeni çoraplar haline getirilmesini sizlerle paylaşmak istiyorum:

Bu şekilde küçük oğlumun bir çift,rahatça giydirebildiğim,ayağında düşmeyen çorapları oldu,isterseniz altları incelmiş iki çift çorabın konçlarını kesip birbirlerine diker,açık olan bir uçlarını da hafif yuvarlatarak dikerseniz yine bir çift yeni çorap  elde edersiniz.

BALKABAĞI AROMALI İRMİK TATLISI

Rabbimin adıyla başlarım,verdiği nimetler için O’na hakkıyla hamdetmekten aciziz,Rabbim! sen kendini övdüğün gibisin…

Balkabaklı tatlılarımın sonuncusu ile karşınızdayım :) elimden geldiğince verilen nimetleri telef etmeden kullanmaya çalışırım,bu tatlı da değerlendirme tatlısı…Daha önce yapıp ,sizlerle resim ve tariflerini paylaştığım balkabaklı toplar ve balkabağı tatlısını yapmak için pişirdiğim balkabakları su ilave etmediğim halde bayağı su bıraktılar,bu şekerli ve pişmiş olan balkabağı sularını bir kavanoza alıp buzdolabında sakladım,iki -üç gün sonra irmik tatlısının şurubunda kullandım,güzel ve farklı bir lezzeti oldu,balkabağını da son damlasına kadar kullanmış oldum :) Şimdi sizlere tatlımın malzemelerini ve yapılışını anlatayım.

MALZEMELER:

ŞURUBU İÇİN:

1,5 su bardağı, kabak tatlısı ve kabaklı toplardan artan, pişmiş,şekerli kabak suları ,

2 su bardağı şeker ,

2 su bardağı su,

Çay kaşığının ucuyla limon tuzu,

Bir fiske tuz,

Malzemelerin hepsi bir tencereye konulup 15-20 dakika kaynatılarak şurup hazırlanır.

TATLI MALZEMELERİ:

3 adet yumurta,

1 kahve fincanı şeker,

1 kahve fincanı kadar zeytinyağı,

2 kahve fincanı yoğurt,

1 kahve fincanı su,

1 su bardağı un,

2 su bardağı irmik,

1 çay kaşığı toz tarçın,

1/2 paket kabartma tozu,

Yarım portakal kabuğu rendesi,

1 su bardağından az ,çekilmiş ceviz,

HAZIRLANIŞI:

Yumurtalar ve şeker mikserle çırpılır,diğer malzemeler de ilave edilip hepsi iyice karıştırılır,kek hamuru kıvamındaki hamur yağlanmış tepsiye aktarılır,orta ısıda ki fırında altı üstü kızarana kadar pişirilir.Daha önce hazırlanan sıcak şurup,fırından çıkarılan tatlının üstüne dökülür,tatlı şurubunu çekip soğuyunca arzuya göre hindistancevizi ile süslenip, kesilerek servis yapılır.